Baharın incisi güzelim nisan ayına girdik. Bahar kendi başına rengarenk ve güzel ama nedense nisan ayının yeri bende bambaşka. Velhasıl kelam yeni ay hepimize güzel başlangıçlar ve güzel haberler getirsin, tek temennimiz bu.
Geçen hafta bayram öncesinde Ediz’le beraber kısa bir yurt dışı tatiline gideceğimizden bahsetmiştim. Bu hafta size köşemde detaylı bir Tiflis rehberi hazırladım. Yolu önümüzdeki günlerde Gürcistan’a düşecek tüm okuyucularıma ilham olur umarım.
SADECE KİMLİK KARTI İLE GİRİŞ
Bayramdan önceki hafta için oğlum Ediz’le beraber Gürcistan’da yaklaşık 3 ay önce tatil planlamıştık. Biz 3 gün boyunca sadece Tiflis’te kaldık ve bu süre bizce gayet yeterliydi. Fakat yolunuz Batum ve civarına da düşecekse bu süreyi uzatmanızı öneririm. Gürcistan pasaport ya da vizeye gerek kalmadan sadece kimlik kartıyla gidebileceğiniz bir ülke. Fakat hem yetişkinlerde hem de çocuklarda yeni çipli kimlik kartlarının olması şart. Aynı zamanda çocuğunuz 18 yaşından küçükse kimlikte fotoğrafının olması birinci koşul, bir de eşiniz gezi esnasında size eşlik etmiyorsa mutlaka muvafakatnamenizi de noterden alın.
ŞEHİRLE VE SEYAHATİNİZLE İLGİLİ TEKNİK DETAYLAR
Biz otelimizi uçak biletiyle beraber ayırttığımız için 3 gece 2 kişi için ortalama 4.600 TL gibi bir rakam ödedik. Fakat Türkiye’deki otellerle kıyaslandığında epey uygun olduğunu söyleyebilirim. Ülkede her ne kadar Euro ya da Dolar geçtiği söylense de bizim gittiğimiz bütün mekanlarda Lari ile ödeme yapmamızı istediler. (Lari 13 TL kadar ediyor.) Onun dışında ülkede Gürcüce dışında en çok konuşulan dil İngilizce. Bahsedildiği gibi herkes Türkçe bilmiyor ve belli bir seviye İngilizceniz yoksa maalesef çok zorlanacağınızı belirtmek isterim. Çünkü ben bütün günlük iletişimimi İngilizce ile hallettim, Gürcücem maalesef hiç yok. Havaalanında indiğinizde bizim ülkemizin de kanayan yaralarından biri olan taksici terörü maalesef burada da baş gösteriyor. Fakat Gürcistan’a gitmeden Bolt uygulamasını (Bizim ülkemizdeki Uber uygulaması benzeri) indirirseniz şehir içindeki ulaşımı neredeyse yarı fiyatına halledebilirsiniz. Bu arada havalimanına indiğinizde döviz ofisleri mevcut, TL ile gittiyseniz hızlıca Lari’ye çevirebilirsiniz. İlave olarak yurt dışı interneti kullanımı konusunda da kafanız rahat olsun istiyorsanız hem havalimanında hem de şehir merkezinde bulabileceğiniz sınırsız internet paketli hatlar mevcut. Biz 3 gün için 35 Lari karşılığında satın aldık. Çünkü bilmediğiniz bir ülke olduğu için her yere Google Map ile gidiyorsunuz, bu sebeple internet şart.
TİFLİS, TAM BİR KÜLTÜR BAŞKENTİ
Tiflis tahmin ettiğimden çok daha güzel ve temiz bir şehir. İçerisinde bulundurduğu tarihi ve kültürel eserlerle de göz dolduruyor.
Ülkenin en eski tarihi yapılarından biri olan Sameba Katedrali, Barış Köprüsü, Metekhi Meryem Ana Kilisesi, Tiflis Füniküleri, ülkenin sembolü haline gelen Kartlis Deda yani Gürcü Ana Heykeli ve Gabriadze Saat Kulesi mutlaka görmeniz gereken tarihi yapılardan. Öte yandan Zurab Tsereteli Museum of Modern Art, Museum of Fine Arts ve Georgian National Museum ziyaret etmenizi önerebileceğim sergi ve müzeler arasında yer alıyor. Şehir çok büyük olmadığı için biz havalimanı hariç tüm ulaşımı yürüyerek yaptık. Şehrin tadını çıkarmak isteyen herkese mutlaka öneririm. Ayrıca gitmişken Rustaveli Caddesi’ni de boydan boya gezmeden gelmeyin derim.
GELELİM YEME İÇME KONUSUNA
Gürcü mutfağı Türk mutfağı kadar zengin olmasa da orada yediğimiz her şey çok lezzetliydi diyebilirim. Özellikle Gürcü mantısı olarak bilinen Hinkali ve pidesi Haçapuri enfesti. Biz hinkalilerin en çok patates ve et karışık olanları sevdik. Hinkali yiyeceklere gözüm kapalı Cafe Daphna’yı önerebilirim. Personel inanılmaz ilgili ve fiyatlar da gayet makul. Onun dışında biz bir akşam da Cafe Stamba’da yemek yedik. Bu mekan da gayet nezihti ve yemekleri de oldukça lezzetliydi. Onun dışında Pulp, Slink ve Kvarts Coffee gün içinde kahve molası için uğradığımız duraklar oldu. Ama siz de benim gibi kitap ve kahve konseptli mekanları sevenlerdenseniz Prospero’s Books ve They Said Books’u mutlaka tavsiye ederim.
3 gün boyunca yaklaşık 70.000 adım attığımız ve tam anlamıyla dolu dolu geçirdiğimiz bir seyahat oldu. Ediz’in ilk yurt dışı seyahati olması sebebiyle benim için yeri apayrı. Oğlumla beraber daha nice güzel seyahatlere, yollara diyeyim…