MÜELLİFSİZ YAZILAR

Tarih: 23.01.2026 19:44

ZİRVEYE ÇIKMAK KOLAY, ORADA KALMAK ZOR

Facebook Twitter Linked-in

Seçim kazanmak çoğu zaman bir hedef gibi anlatılır. Afişler asılır, sloganlar atılır, alkışlar yükselir. Sandık açılır, sonuç gelir ve bir koltuğa oturulur. O an her şey tamamlanmış gibi hissedilir. Oysa asıl sınav tam da o noktada başlar.

Çünkü bir koltuğu kazanmak başka, o koltuğun hakkını vermek bambaşka bir iştir.

Yönetmek; şikâyet dinlemeyi, eleştiriye katlanmayı, “haklısın” demeyi bilmeyi gerektirir. Hizmet etmek; alkıştan çok sabır ister. Makamlar konuşmak için değil, yük taşımak içindir. Hele ki esnafın, sanatkârın temsil edildiği yerlerde koltuk, rahat etme alanı değil, sorumluluğun ağırlaştığı bir noktadır.

Birçok kişi için asıl mesele seçimi kazanmaktır. Oysa asıl mesele, seçimi kazandıktan sonra orada kalabilmektir. Sadece süresini doldurmak değil, o süreyi doldururken iz bırakabilmektir. “Görev yaptım” demekle, “hizmet ettim” demek arasındaki fark tam da burada ortaya çıkar.

Zaman hızlı geçer. İlk aylar heyecanla, sonraki aylar alışkanlıkla, son dönemler ise yorgunlukla gelir. İşte tam bu noktada niyet kendini belli eder. Koltuğu bir emanet olarak mı görüyorsunuz, yoksa bir kazanım olarak mı? Sorulması gereken soru budur. Maalesef biz de koltuklar sahiplenilir. Oysa bir emanettir!

Temsil edilen kesim memnunsa süre zaten dolmuştur. Ama şikâyet birikiyorsa, takvim işlemez; zaman ağırlaşır. Çünkü hizmet edilmeyen her gün, süreden düşer ama yükten düşmez.

Unutmamak gerekir: Makamlar geçicidir, izler kalıcı. İnsanlar seçim sonuçlarını değil, gördükleri muameleyi hatırlar. Kapısı açık olanı da, kulağını kapatanı da unutmazlar. Unutulmamak da bir sonraki seçim için mağlubiyetin habercisi gibidir.

Zirveye çıkmak bir an meselesi olabilir. Ama orada kalmak; çalışmayı, dinlemeyi, terlemeyi ve gerektiğinde geri adım atmayı gerektirir. Asıl başarı da tam olarak budur.

Koltukta oturmak değil; o koltuk kalktığında arkasında ne bıraktığındır mesele. Bazıları bir şeyler bırakır geriye; itibar gibi. Bazıları ise öfkeyle birlikte hatırlanmamak ister!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —