Hani böyle gösteriş meraklıları olur ya…
Kahramanlık yapayım derken, ayıbını anlatır!
Bu tiplere…
Şecaat arz ederken, sirkatini söyler de derler…
İşte tam da bu durum vaki oldu!
Salih Yılmaz diye bir arkadaş var!
Sanal alem de şov yapmış!
Oysa…
Bütün memleket onun, reel alemini biliyor!
İbancı Salih Yılmaz!
Benden iban istemiş!
Şöyle ki…
Cumartesi günü…
Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası seçimine ilişkin…
Bir yazı yazdım!
Salih Yılmaz ismindeki arkadaş…
Facebook’tan, yapılan paylaşımda…
Benim yazımın altına…
Mesaj atmış!
Demiş ki…
Hamit kardeşim, ibanını atar mısın bana?
Görüyorsunuz, gayet kibar!
Bu kibarlığın altında kalır mıyım?
Elbette, ben de ona aynı kibarlıkta cevap vereceğim!
Amma ve lakin…
Eşelenmeyi sürdürürse, acayip defterleri açarım!
Bilsin!
Başlıkta dedim ya…
Seni gidi ibancı seni…
Aklınca, suyu bulandıracak!
Salih Bey, su öyle bulandırılmaz!
Böyle bulandırılır!
Bilmem anlatabildim mi?
Senin ibancı olduğunu, herkes biliyor!
Bana anlatmana gerek yok!
Kaz gelen yerden tavuk esirgemezsin!
Esirgemezsin de…
Ben de sana verilecek kaz yok!
Sen, abinden iban iste…
Ona hayrın olsun!
Çok ağlıyor bazen…
İflas ettim diye…
İflastan kurtar onu!
Son olarak…
Küçük bir hatırlatma…
Sen daha…
Bir gazete abonelik parası…
Ödemekten aciz birisin!
Böyle tehlikeli sularda yüzme…
Unutmuş değilim!
Seçim dönemi attığın mesajları!
Yerel seçimlerde de, böyle uyanıklıklar yaptın!
Hem AK Partili olacaksın…
Hem de AK Parti aleyhine çalışacaksın!
Sen AK Partili değil…
Mamacısın…
AK Parti’de mama bitti…
Şimdi başka sulara yelken açtın!
Ali Ertem’e selam vermeyeli ne kadar oldu?
Sen ondan haber ver!
Ben de…
Maalesef…
Senin aradığın mama yok!