NALAN TUFAN

Tarih: 03.01.2026 00:08

GÖRÜNMEYEN MESAİ: ÇALIŞAN KADINLAR, ÇALIŞAN ANNELER

Facebook Twitter Linked-in

Sabah alarmı çaldığında gün henüz başlamamıştır ama çalışan kadın için mesai çoktan açılmıştır. Hele ki çalışan bir anneyse… O alarm, sadece bir işe değil; bir hayatın tüm sorumluluklarına kalk çağrısıdır.

Çalışan kadın olmak başlı başına bir denge işidir. Çalışan anne olmak ise bu dengeyi, ip üstünde yürüyerek kurmaktır. İşe geç kalmamakla çocuğun beslenme çantasını eksiksiz hazırlamak arasında geçen dakikalar, kimsenin özgeçmişinde yazmaz. Ama en ağır deneyim oradadır.

Toplum, çalışan kadını alkışlar gibi yapar ama beklentilerinden bir gram eksiltmez. “Hem çalışıyor hem evini aksatmıyor” cümlesi bir övgü gibi sunulur; oysa bu, görünmeyen bir yükün itirafıdır. Çünkü aynı cümle, erkekler için neredeyse hiç kurulmaz.

Çalışan anneler iki ayrı dünyada aynı anda var olmaya çalışır. İş yerinde profesyonel, evde fedakâr. Toplantı arasında okuldan gelen bir telefonla irkilir, bilgisayar ekranına bakarken aklı ateşi çıkan çocuğundadır. Vicdan hep ikiye bölünür: İşteyken ev, evdeyken iş eksik kalır gibi hissedilir.

Ama kimse şunu sormaz: Bu yük neden hâlâ tek başına kadının omzundadır?

Çalışan kadınlar güçlüdür denir. Doğru. Ama bu güç çoğu zaman bir tercih değil, bir mecburiyettir. Sistem, eşitliği sağlamadığı için kadın güçlü olmak zorunda kalır. Kreş bulamadığı için plan yapar, esnek çalışma olmadığı için uykusundan feragat eder, destek görmediği için “idare eder”.

Oysa çalışan annelerin ihtiyacı olan şey kahramanlık değil, adalettir. Anlayışlı yöneticiler, gerçek eşitlik, paylaşılmış sorumluluklar… “Nasıl yetişiyorsun?” sorusu yerine, “Nasıl destek oluruz?” denmesi.

Çalışan kadınlar ve çalışan anneler, sadece kendi hayatlarını değil, yarının toplumunu da ayakta tutar. Üreten, öğreten, yetiştiren, iyileştiren bir emeğin adıdır bu. Ve bu emek, alkıştan çok hak eder.

Belki de artık şunu söylemenin zamanı geldi:
Çalışan kadın mucize yaratmıyor.
Sadece üzerine düşenden fazlasını yapmaya zorlanıyor.

Gerçek ilerleme, kadınlar daha çok yorulduğunda değil; daha adil bir hayat kurulduğunda gelecek.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —