AK Parti Milletvekilimiz…
Sayın Mestan Özcan’ı severim, beğenirim…
Başarılı da bulurum!
Amma ve lakin…
Beni…
Çerkezköy…
AK Parti teşkilatına karşı da…
Hep mahcup ediyor!
Eskiye nazar ederek…
Geçmişten kurtulamayarak…
Yeni teşkilat varken, eskiyle…
Haşir neşir olaraktan…
İyi bir yol izlemiyor!
Sayın Vekilin bir zaafı var…
Öyle böyle değil…
Fotojenik bir zaaf!
Yanına bir bakıyorsunuz…
Fotojenik Kamil Çetintaş’ı almış…
Yetmemiş, Mesut İşlek’i de eklemiş…
Üçlü kadro kurulmuş…
Poz veriliyor…
Ama poz verilen yerler yeni değil!
Hatta bayağı eski…
Eski günler, eski mekanlar, eski rüyalar…
Kamil Çetintaş hâlâ o rüyalarda…
Bir zamanlar ilçe başkanıydı!
Fotojenik ilçe başkanıydı…
Ama siyaset durağan suyu sevmez ki…
Aynı yerde çok kalırsan yosun tutarsın!
Bakın mesele ziyaret değil…
Elbette herkes herkesle görüşebilir…
Ama siyaset biraz da…
Neyle, kimle ve nasıl göründüğündür.
Çerkezköy’de aktif bir ilçe teşkilatı var…
AK Parti İlçe Başkanı Salih Azbay var!
Yönetimi var, emeği var!
Sahada çalışan insanlar var!
Ama siz mevcut teşkilat varken…
Eski ilçe başkanını alıp yanınıza…
Üstüne bir de poz verip servis ederseniz…
Eski günleri yad ederseniz…
Bunun adı müflis tüccar…
Eski defterleri karıştırır olur!
Yok öyle değilse…
Ne olur biliyor musunuz?
Fotoğraf konuşur!
Sessiz ama çok şey söyler…
Toplumda algı şöyle olur…
Fetö taktiği…
Teşkilat içinde teşkilat…
Buraya geleceğim…
Milletvekili Mestan Özcan’a…
Söylemek istediğim…
Bir husus daha var!
Kendi farkında mı bilmiyorum!
Poz verdiği…
Şahıs!
Eski ilçe başkanı…
Ben yeniden ilçe başkanı olacağım, diyen biri…
Bu pozun ertesinde…
Oraya buraya gittiğinde…
Yeniden ilçe başkanı olacağını…
Anlatarak…
Eski, İlçe Başkanı itibarını korumak…
İstiyor!
Çünkü halihazırda bir hiç…
Bu fotoğrafın…
Toplum içinde…
Hiçbir kıymeti yok!
Ayrıca sayın vekilim…
Mevcut teşkilat bu fotoğraftan sonra
Nasıl motive olsun?
Kiminle yürüyeceğini nasıl bilsin?
Gelelim, virgül attığımız konuya…
Devlet içinde…
Devlet olur mu?
Olmaz!
Olmazını, fetö ile gördük!
Teşkilat içinde…
Teşkilat olur mu?
Olmaz elbet…
Siyasette niyet değil, yansıma önemlidir!
Ve bu yansıma ister istemez…
Şu soruyu doğuruyor…
Teşkilat içinde teşkilat mı kuruluyor?
Algı dediğiniz şey…
Çoğu zaman…
Gerçeğin önüne geçer.
Demiş ya…
Şüyuu vukuundan beter!
Hele ki bu pozlar…
Altı ayda bir neredeyse…
Zırt pırt veriliyorsa…
İnsan ister istemez ürküyor!
Bizim korktuğumuz haller…
Fetö taktikleri…
Devlet içinde devlet…
Teşkilat içinde teşkilat…
Hoş değil!
Biz bu ülkede…
Paralel yapı, kelimesinin…
Topluma…
Ne bedeller ödettiğini gördük!
Elbette burada…
Aynı şeyden söz etmiyoruz!
Ama siyasetçinin görevi de
Bu tür benzetmelere mahal vermemektir!
Geçmişle hatıra fotoğrafı çekebilirsiniz!
Ama geleceği…
Geçmiş kadrolarla inşa edemezsiniz!
Sayın Vekil,
Sayın Mestan Başkan…
Sayın Milletvekilimiz…
Sayın Mestan Özcan!
Teşkilat varken…
Teşkilatsız görüntü vermek…
İstemeden de olsa teşkilatı zayıflatır!
Siyaset fotoğraf sanatı değildir…
Fotojenik olmak yetmez!
Kadraj doğru değilse…
En net fotoğraf bile…
Bulanık mesaj verir!
Ve unutmayalım ki…
Bazı kareler çok güzel çıkar…
Ama herkesi mutlu etmez!
Fotojenik değil…
Doğru poz verelim!
Mesela…
Milletvekili Gökhan Diktaş…
Çerkezköy’e geldiğinde…
Teşkilat içinde…
Teşkilat oluşturmaz!
İlçe Başkanı kimse…
Onunla…
Çerkezköy programını yürütür!
Ayrıca…
Sayın Milletvekilimiz…
Bu fotojenik…
Sizi sürekli zenginlere götürüyor!
Siz hiç Çerkezköy’ün sorunlarıyla…
İlgilendiniz mi?
Mesela geldiniz Çerkezköy’e…
Bu şehirde…
Daha dün…
Cami bahçesinde…
İmam ile cemaat kavga etti!
Kavga karakolda bitti!
Siz milletvekili olarak…
Bu konuda…
Tek bir diyeceğiniz yok mu?
Sizi alıp alıp…
Parayla TC. Vatandaşı olan…
İnsanlara götürüp…
Sofra kurduranlara…
Takılmayın!
Sizi, size oy verenlere gidin!
Size oy veren cemaat…
Bugün…
Mahkeme kararıyla…
Müftülükte kurulan…
Sendika ablukası yüzünden…
Camiye gidemiyor yahu!
Bu vatandaşın derdi…
Sizi ilgilendirmez mi?
Fotojenik anlamaz bu işlerden…
Size son tavsiyem…
Fotojenikle pozlarınız…
Sizin bu şehirdeki…
Algınıza zarar veriyor!
Benden söylemesi…
İlerde…
Anlarsınız…
Amma ve lakin…
İş işten geçer!
Dostane uyarayım istedim!
Nitekim…
Demiş ya…
Mevlana…
Dün dünde kaldı cancağızım…
Bugün yeni gün…
Şimdi artık…
Yeni şeyler söylemek lazım!
Sayın vekilim artık yeni gündeyiz!
Bilmem anlatabildim mi?
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla…!
İşte o fotoğraf….
