Abdulhamit ALBEZ


ÜÇ AYRI MEKANDA TEK İFTAR!

KARA KUTU


Geçen gün…

Sosyal medyada…

Bir baktım…

İrfan abi…

Yani İrfan Hoca…

Yani İrfan Demir!

Ramazan programı yapıyor!

İrfan Hoca ile İftara doğru…

Adlı bir program…

Kapaklı Tv…

Tabii sosyal medya üzerinden…

İrfan Hoca’yı 20 yıldır tanırım!

Aslında….

Şu an…

Hoca filan değil…

İş insanı…

Ama ben onu tanıdığımda…

Cami imamıydı…

İmamlığı bıraktı mı?

Emekli mi oldu…

Onu da bilmiyorum ya…

Hiç sormadım da kendisine…

Çok sık görüşmeyiz…

Kapaklı’ya gittiğimde…

Zaman zaman uğrarım…

Emlak, müteahhit işleri yapar…

Ramazan aylarında da…

Uzmanlık alanında…

Toplum yararına…

Program yapıyormuş!

İşte onu yeni öğrendim!

İzledim kendisini…

Gayet güzel şeyler anlatıyor!

Vakti olan…

Dinlesin…

İftardan bir saat önce…

Kapaklı TV…

Dedim ya…

Sosyal medyadan…

İrfan Demir’in…

Sosyal medya hesabını da…

Bulursanız…

Oradan da…

Takip edebilirsiniz!

İrfan Hoca’ya…

 

Bugün ben da açtım…

Bir kez daha dinledim…

Sanal kumardan bahsetti…

Güncel meseleler yani…

Toplumun güncel sorunları…

İslam açısından…

Değerlendiriyor İrfan Hoca…

Allah razı olsun kendisinden…

Sevgi ve saygılarımı sunarken…

Başarılar dilerim!

 

***

Ramazan ayı bereket ayı ya…

Valla arkadaşlar….

Bizim meslek itibariyle de…

Çok bereketli oluyor!

Ramazan da…

Habercilik…

Bereketli oluyor!

Hiçbir şey yazmasan da…

Ramazan iftarlarını yazsan…

Sayfalar dolar…

30 yıla yaklaşıyor…

Gazeteciyim…

İnanın…

Hayatım boyunca…

En zengin geçen zamanım…

Ramazan ayı olmuştur!

Habercilik açısından…

Ramazan bir başka…

 

Biliyor musunuz?

Gazeteciliğe yeni başladığım yıllar…

İlk üç beş yıl diyebilirim…

Ramazan ayında….

Üç ayrı yerde…

İftar ederdik…

Nasıl mı?

İftar programları var ya…

Haber yapmak için…

Davet edildiğimiz programlar…

Protokol iftarları…

Sosyal iftarlar…

Vs…

O dönemler…

Böyle sosyal medya filanda yok!

Baştan sona…

Tüm haberler…

Gazetecinin…

Muhabirin elinden çıkardı!

Biz gitmemişsek…

Kimse o gün…

O iftardan…

Tek kare fotoğraf…

Çekmezdi!

Şimdiki gibi…

Belediyelerin…

Ya da bazı kamu kurumlarının gibi…

Basın ofisleri, basın görevlileri de…

Yoktu!

İşte böyle durumun…

Vaki olduğu eski dönemlerde…

Muhabir olarak…

Yoğun olan bir akşam…

3 farklı mekandaki…

İftar programının…

Haberi verilmişti bana…

Hepsinin haberini yapmam lazımdı!

Aynı gün…

5-6 yerde…

İftar programı vardı çünkü…

Neyse işte…

Sıraya koydum…

En yakından en uzağa doğru…

İlk yere gittim…

Orucumu açtım…

Hurma filan yedim…

Fotoğraflar çekildi tabii…

Oradan çıkıp, ikinci mekana…

Gittim!

Çorbalar içiliyordu!

Orada çorba içtim…

Haberimi yaptım…

Yemeğe geçmeden…

Kalkıp üçüncü mekana gittim…

Gittiğimizde…

Ana yemek başlamıştı…

Orada da…

Yemek yemiştim!

Böylece…

İftarımızı da…

Üç ayrı mekanda…

Yiyerek açmıştım…

Daha sonraki günler…

Yıllarda…

Aynı gün birçok mekanda…

İftarlara…

Çok katıldım…

İki ayrı yerde mesela…

Daha fazladır…

Bir yerde çorba…

Diğer yerde yemek…

Böylece…

Hem iftar eder…

Hem de…

O iftar programının…

Haberini yapardım!

Çok keyifli yıllardı…

Geceleri sahura kadar…

Çalışır…

Gündüzleri de…

Öğlen saatlerinde…

İşe başladık…

Tabii…

Sabah erkenden…

Bir program, etkinlik…

Haber yapmamız gereken…

Bir toplantı…

Yoksa…

Öğlen sahaya çıkardık1

İftara kadar…

Haber kovalardık!

Dedim ya…

Eskiden sosyal medya yoktu!

Ve biz gazeteciler…

Her şeydik!

Dev fotoğraf makinelerimizle…

Bizi görenler…

Parmakla gösterirlerdi!

Bugün de…

Ramazan ayı…

Eski ramazanlar…

Aklıma geldi!

Böyle bir şeyler yazdım!

Şimdi görüyorum ki…

Bizim zamanki gibi…

Bir muhabirlik de…

Yoktur!

Sosyal medya fenomenleri…

Gazeteciliğin önünü almış…

Sosyal medya fenomeni derken de…

Her türlü rezilliği yapan da…

Fenomen oluyor!

Ama…

Gazeteci…

Bizim zamanımızda…

Yüksek ahlaklı kişi diye…

Tabir edilirdi!

 

Bu günlük de…

Bu kadar…

Kalın sağlıcakla…