Ramazan ayı, paylaşmanın ve bereketin ayı… Ancak son yıllarda sofraya oturmadan önce yapılan ilk hesap artık “kaç kişiyiz?” değil, “kaç lira tutacak?” oluyor. Özellikle ekmek ve pide fiyatları, vatandaşın en çok konuştuğu konu haline geldi.
Çerkezköy Belediyesi bu yıl Halk Ekmek büfelerinde Ramazan pidesini 15 TL olarak açıkladı. Sosyal belediyecilik açısından bakıldığında bu önemli bir adım. Çünkü piyasada fiyatlar bunun neredeyse iki katına kadar çıkmış durumda. Serbest piyasada sade pide 25–30 TL bandında. Yumurtalı ve susamlı pidelerde fiyat daha da yukarı çıkıyor. Hatta bazı yerlerde “özel üretim” ya da “ekstra gramaj” denilerek 50–60 TL’ye kadar ekmek satıldığı konuşuluyor. Ramazan pidesi lüks tüketim değil; iftar sofrasının en temel unsuru. Hal böyleyken bu rakamlar doğal olarak tepki çekiyor.
Fırıncıların da kendine göre gerekçeleri var:
Un, maya, elektrik, doğalgaz, işçilik… Hepsi artmış durumda. Özellikle enerji maliyetleri son iki yılda ciddi yük oluşturdu. Ancak vatandaşın da geliri aynı oranda artmadı. Sorun tam da burada düğümleniyor. Bir üründe maliyet artışı olabilir. Ama aynı üründe iki katı fiyat farkı oluşuyorsa, burada sorgulama başlar. Aynı ilçede bir pide 15 TL, başka bir yerde 30 TL, hatta farklı içeriklerle 60 TL olabiliyorsa; mesele sadece maliyet değil, denetim ve vicdan meselesidir.
Ramazan ayı, fırsatçılık ayı değildir. Hele ki ekmek gibi temel bir gıda üzerinden yüksek kâr hedeflemek, toplum vicdanında karşılık bulmaz. Yumurtalı pide elbette sade pideden pahalı olabilir. Susam maliyeti eklenebilir. Gramaj farkı olabilir. Ama bu fark makul sınırları aştığında, vatandaş bunu “fırsatçılık” olarak görür. 60 TL’ye satılan ekmek, artık ihtiyaç değil; tartışma konusudur.
Halk Ekmek uygulaması tam da bu noktada denge unsuru oluyor. Piyasaya “referans fiyat” sunuyor. 15 TL’lik fiyat, hem dar gelirliye nefes aldırıyor hem de serbest piyasaya bir ölçü koyuyor. Ancak tek başına belediyenin uygun fiyat açıklaması yeterli değil. Asıl önemli olan, denetim mekanizmalarının etkin çalışması. Eğer fahiş fiyat varsa, bunun kontrol edilmesi gerekir. Eğer maliyet gerçekten buysa, bunun şeffaf şekilde anlatılması gerekir. Vatandaşın istediği çok şey değil: Adil fiyat, makul kâr ve istikrar.





