Sevgili dostlar…
Bugün yine iş bana düştü!
Ne yapayım…
Esnafın temsilcileri uyursa…
Yatarsa…
Dert dile getirmek de…
Bize düşüyor!
Sokağa çıktığında…
Neredeyse dert yanmayan…
Ağlamayan…
Esnaf yok!
Bırak esnafı…
Tüccarlarda aynı, hakeza…
Amma velakin…
Konuşmaya gelince…
Herkes suspus…
Esnaf temsilcileri sadece…
Seçim zamanı…
Göz boyuyor…
Sonrası hikaye…
Neyse uzatmayayım…
Konuya gireyim..
Buyurun…
Efendim şimdi…
Bir ülkede bankaların kapısı…
Parası olana otomatik açılıyor da…
İhtiyacı olana ise…
Güvenlik görevlisi bile…
Dahi…
Selam vermiyorsa…
Orada bir terslik var demek değil midir?
Evet…
Bir terslik var, hem de ne terslik!
Bugün bizim esnafın yaşadığı tablo…
Tam olarak bu!
Teşbihte hata olmaz derler ya…
Aynen öyle…
Çarşıya çıkın…
Üç dükkândan birinde…
Aynı cümleyi duyarsınız var ya…
Abi bir nefes alacak kredi olsa toparlayacağız…
Ama o nefes bir türlü gelmiyor!
Dedim ya yukarıda…
Selam vermiyor adam…
Nefes nereden versin!
Bankaların kredi verme mantığı artık…
Şu noktaya gelmiş durumda…
Yalansa desinler ki yalan…
Paran varsa kredi var!
Paran yoksa geçmiş olsun!
(Unutturmayın….
Bu paran varsa…
Mevzusuyla ilgili…
Bir anımı…
Bir ara yazayım!
Banka müdürünü…
Yaptığım haberle…
Görevden aldırmıştım!
Öyle az buz değil ha…
Bankanın bölge müdürü gitti!)
Parantezden sonra devam…
Zaten işi iyi olanın….
Kapısında…
Bankalar adeta nöbet tutuyor!
Haksız mıyım?
Banka müdürleri…
İşi iyi olanları ziyarete koşmuyor mu?
Müdür arıyor…
Müşteri temsilcisi arıyor…
Size özel limit tanımladık, mesajları geliyor.
İşi iyi olana…
Kredi vermek marifet değil ki!
Marifet, dükkânını döndürmeye çalışan…
Borcunu kapatıp…
Yeniden ayağa kalkmak isteyen…
Esnafa el uzatmak!
Ama sistem öyle işlemiyor!
Böyle işliyor…
Yüzme bilen adama can simidi…
Boğulana evrak listesi…
Halk Bankası var değil mi?
Bir de…
Kredi kooperatifleri…
Bunlar birlikte çalışır!
Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifleri’nin…
Kuruluş amacı neydi?
Zor durumdaki esnafa…
Uygun koşullarda destek olmak!
Öyle değil mi?
Evet…
Peki bugün ne oluyor?
Vergi borcu var mı?
Bağ-Kur borcu var mı?
SGK borcu var mı?
Var!
O zaman kredi yok!
İyi de sayın banka…
Sayın birader, kardeşim…
Her neysen işte…
Zaten dükkânı zor döndüğü için…
Bu esnafın da…
Borcu var!
İşler yolunda olsa…
Vergi borcu da olmaz…
Bağ-Kur borcu da olmaz!
Borcu olmayan esnafın…
Zaten krediye ihtiyacı yok ki!
Borcu olmayan esnafın…
Kapısında bankalar yatar ki…
Bu durum akla da…
Vicdana da…
İnsafa da…
İnsanlığa da…
Sosyal devlet anlayışına da…
Aykırı!
Temel doktora gitmiş…
Doktor Bey demiş…
Hastayım ama…
Beni…
Sadece sağlıklıysam…
Tedavi ediyormuşsunuz…
Doğru mu?
Diye sormuş!
Doktor cevap vermiş…
Evet Temel demiş…
Biz sadece iyileri iyileştiriyoruz!
Bilmem anlatabildim mi?
Bugünkü kredi sistemi tam olarak bu!
Borcu yoksa kredi var!
Zaten borcu yoksa niye kredi alsın?
Bir de işin başka boyutu var, sevgili dostlar!
Düşük faizli krediler kime gidiyor?
Altını üstünü çizelim de…
Ne olur ne olmaz!
Akılda kalsın!
Evet arkadaşlar…
Soru şu…
Düşük faizli krediler kime gidiyor?
Ya da kim kullanıyor?
Finansal durumu güçlü olana…
Ne oluyor sonra?
O kredi yatırım oluyor…
Arsa oluyor, ikinci iş yeri oluyor!
Para parayı çekiyor!
Peki dostlar…
Bunun başka bir sonucu ne oluyor sizce?
Ben söyleyeyim!
Bu enflasyon olarak…
Fahiş fiyat olarak…
Topluma dönüyor!
Alın size kredi sistemi…
Aramızda kalsın azıcık ekonomi okuduk!
Devamında…
İhtiyaç sahibi esnaf ise…
Dükkânında elektrik faturasını hesaplıyor!
Bu ay kirayı nasıl çıkaracağım?
Diye düşünüyor!
Sonra diyoruz ki…
Esnaf neden kepenk kapatıyor?
Çünkü kredi sistemi…
Destek mekanizması değil…
Seçici kulüp gibi çalışıyor!
Yine aramızda kalsın da..
Azıcık da…
Hukuk okumuşluğumuz var yani!
Küçük esnafın derdi…
Büyük holding mantığıyla ölçülemez!
Onun derdi basit!
Bir nefes…
Bir toparlanma süresi…
Bir krediyle…
Borcu kapatıp…
Yeniden ayağa kalkmak!
Şeye benziyor arkadaşlar…
Suça sürüklenen çocuklar işine…
Esnafta bir yerlere işte böylece…
Sürüklenmiş oluyor!
Sonra adını koyarsınız hep beraber…
Suça sürüklenen çocuklar diye…
Dedim ya…
Azıcık hukuk da bilirim yani…
Yetiş Egemen Gürcün…
Yetiş Tekirdağ Barosu…
Ne diyeyim ki…
Daha durun…
Sözümüz bitmedi!
Şu alengirli mevcut uygulamaya bakalım…
Ne diyor?
Diyor ki…
Önce borçlarını kapat…
Sonra kredi verelim!
Hiç utanma var mı bu sistemde…
Yok!
Adam düşmemiş ki…
Bilsin!
Peki borcu neyle kapatacak?
Sosyal devlet ne demek arkadaşlar!
Hani bizim Anayasa’da yazan…
Dedim ya…
Yetiş Egemen Gürcün…
Yeşit Tekirdağ Barosu!
Sevgili dostlar…
Sosyal devlet demek…
Güçlüye daha fazla imkân sağlamak
Hiç değildir!
Zayıfı ayağa kaldırmaktır!
Borcu olanı…
Sistemin dışına itmek de…
Değil…
Yapılandırma imkânı sunmaktır!
Vergi borcu var diye…
Kredi vermemek…
Bağ-Kur borcu var diye…
Kapıyı kapatmak…
Esnafı finansal çöküşe doğru…
Biraz daha itmek demektir!
Daha yazacak çok şey var da…
Bunların başka boyutları…
Onları da sonra yazarım!
En başta dedim ya…
Esnaf temsilcileri susmuş…
Bunları benim değil de…
Onların dile getirmesi lazım gelmez mi?
Gelir!
Eee…
Arkadaşlar ne iş yapıyor?
Onlar ne şiş yansın ne kebap…
Biz sadece…
Yollanalım derler…
Esnafta, birer ikişer…
Çöker gider…
Sonu nedir biliyor musunuz?
Orasını da araştırın canım…
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla…





