Bugün yazı günüm değil ama…
Bir hususu…
Açıklamak adına…
Kullanmak istedim!
Bugünü…
Şöyle ki…
Sevgili dostlar…
Elbette…
Ben de…
Eleştiriye açığım…
Elbette…
Fikir beyanlarına açığım…
Sosyal medya da…
Özellikle…
Eli olan, herkes…
Yazıyor!
Ne yazdığını bilmeden…
Niye yazdığını da bilmeden…
Sadece…
Görünmek için…
Belli!
Seçim zamanları özellikle…
Bazı tipler peydahlanıyor!
Sadece seçimden seçime…
Çünkü…
Biz burada…
Müdavimleri biliyoruz!
Beğeniyor…
Bazen yorum yapıyor!
Beğenir, beğenmez…
Eyvallah!
Çok fazla olmadığı da iyi…
Bazıları diyor ya…
Beğenen şu kadar bu kadar…
Hiç önemli değil!
Ben buradan…
Okunma oranlarını…
Web sitemizdeki…
Tüm haberler dahil…
Köşe yazıları ve benim yazım…
Ne kadar okunuyor…
Görüyorum!
Çok da memnunum…
Övünmek gibi olmasın…
Vallahi…
Ortalama…
6-7 bin okunma sayısı oluyor!
Her bir yazının…
Epeyce fazla olarak da…
10 bini geçiyor…
Bazen 40-50 bini bulan…
Yazılarım oluyor!
Seçim vakitleri, özel durumlarda…
Özel yazılarda…
Bu rakamlar…
Ortalama okunma oranı…
İki katına çıkıyor!
Üç katına çıkıyor!
Bazen dediğim gibi…
40-50 bin oluyor!
Yeter bize bu!
Elimizdeki imkanlarla…
Bu oranlar çok iyi…
Ben asıl diyeceğime döneyim!
Dedim ya…
Seçim zamanları…
Bazı tipler peydahlanıyor!
Yorum yapıyorlar…
Yahu…
Bir gün bu gazeteyle…
Alakan olmamış!
Bir işine de…
Beğeni koymamışsın!
Yılın hiçbir vakti yoksun…
Sadece seçim zamanı…
Kimden, ne duyduysan…
Ya da amacın neyse…
Atlamışsın…
Yorum yapıyorsun!
Bu kişilerin…
Hele hele…
Hakaret içerikli…
Çok bilmiş…
Yorumlarını…
Siliyorum arkadaşlar!
Yoksa…
Temel prensip olarak…
Hakaret, küfür yoksa…
Yorumlara karışmıyorum…
Silmiyorum!
Bunu belirtmek istiyorum!
Hiçbir vakit emek vermemiş…
Bazı kişiler…
Benim sayfama…
Gazetemin sosyal medyasına…
Yorum yapmayın arkadaşlar!
Birilerine şirin gözükeceksiniz diye…
Birilerine dalkavukluk edeceksiniz diye…
Onları savunan…
Ya da başkalarına hakaret içeren…
Yazıları hiç kaldıramam…
Yazmayın!
Gidin kendi sayfanızda…
Bakınız ne güzel…
Hepinizin elinde bir sosyal medya var!
Yorum yaptığınıza göre…
Kendi adınıza kullanıcısınız…
Kendi sayfanızda…
Dilediğinizi yazınız!
Trakya Flaş Haber Gazetesi’nin…
Sosyal medya hesaplarını…
Yalakalık yapmak için kullanmayınız!
Lütfen…
Sevgili dostlar…
Bu uyarıyı yapmak zorundayım…
Çünkü…
Bu tipler…
Beni hayli rahatsız ediyor!
Yorumlarını da siliyorum…
Sildiriyorum…
Niye sildin diye sormasınlar…
Ya da…
Okurlarımız…
Niye silindi diye merak etmesin!
Hariçten kimseye…
Gazel okutturmam!
Azıcık emeğe saygı!
Sevgili dostlar…
Bizim müdavimlerimizden olduğu…
Belli olan kişiler var!
Şahsen…
Bazen benim yazıma dahi…
Kara Kutu bugün yazını beğenmedim!
Diye yazan da var!
Her yazımı beğenecek diye…
Bir şey var mı?
Yok!
Ben bu kişinin…
Ayağının altına halı olurum yahu!
Beğeniyor, beğenmiyor…
Hakaret etmeden…
İradesini belli ediyor!
Bu kişinin…
Hakkı!
Eyvallah!
Amma ve lakin…
Dedim ya…
Hariçten kimseye…
Gazel okutturmam!
Seçim zamanı peydahlananlara…
Müsamaha göstermem!
Daha önce…
Neredeyseler…
Gitsinler oraya…
En nihayetinde…
Kendi sayfalarında…
Yalakalıklarını yapsınlar!
Adaylara…
Benim sayfam üzerinden…
Yalakalık yapmasınlar!
Nokta.
Bir de sevgili dostlar…
Arkadan hançerleyenler var!
Bu yorum işinde…
Benim tanıdığım kişi…
Beni tanıyan biri…
İstese…
Telefonla her zaman…
Bana ulaşacak kişi…
Oturup, sohbet ettiğim biri…
Bu kişiler arasında…
Karakter yoksunları da var!
Onlardan birini yazacağım bugün!
Ama önce…
Bir de örnek vereyim!
Daha önce…
Belediye seçimlerinde…
Yazılarımın altına…
Hakarete varan dahi…
Tepkiler belirten…
Yazılar yazan bir kişi…
Beni de tanıyor yani ha dostlar!
İçim içimi yiyor…
Ama aramıyorum!
Sinirleniyorum…
Ama aramıyorum!
Neyse seçim bitti gitti…
Aradan 6 ay geçti…
Bir gün bu şahıs beni aradı!
Gayet samimi halde…
Neredesin, ne yapıyorsun…
Bana hiç uğramıyorsun!
Dedim ki…
Sana niye uğrayayım ki…
Seçim zamanı…
Bana kendi gazetemin sayfasından…
Saydırdın da saydırdın…
Yalan haber yapmakla…
Yalan yazı yazmakla suçladın!
Ne dedi biliyor musun?
Ya o zaman…
Ruhsat alacaktım belediyeden…
Ondan oldu!
Kusura bakma…
Sonra…
Meğer ruhsatını da alamamış!
Başladı ki…
Ellerim kırılsaydı da…
Oy vermeseydim!
İşte sevgili dostlar!
Böyle olaylar çok, biliyor musunuz?
Bunları da yaşayınca…
Hele hele…
Benim arkadaş dediğim kişilerin…
Buradan…
Benim sayfamdan…
Birilerine…
Yalakalık yapmasına…
Dayanamıyorum!
Yahu beni tanıyorsun sen…
Niye böyle yazıyorsun!
Yok…
Bir yerlerden bir çıkarı var ya…
İşi olmayınca…
Ya karşılaşınca, ya bir vesileyle…
Telefonda…
Yukarıda anlattığım gibi…
Ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim!
Böyle diyerek de…
Yaptıkları ayıbı örtmeye çalışırlar!
İşte bu yüzden…
Seçim zamanı ortaya çıkanlara…
Tavizim yoktur!
Bu yüzden de…
Yorumları siliyorum!
Bilesiniz…
Geleyim…
Üsküplü İsmail adlı Facebook kullanıcıya…
Bu şahısta beni tanır!
Söz de…
İmamlık da eder ha…
Bu arkadaşın arkasında…
Namaz filan kılınmaz…
Kılan varsa…
Amandır…
Dikkat etsin!
Evvela…
İftiracıdır!
Müfteridir!
Bana attığı iftiradan geçtim…
Hadsiz…
Hz. Peygambere dahi…
İftira atma cüreti gösteren…
Bir tip işte!
Hz. Muhammed’in…
Yüz çevirin dediği, cahil…
İşte bu tipler!
Cahillerle muhatap olmayın…
Yüz çevirin…
Ne anlatsan anlat…
Anlamaz…
O kafasındakinin esiridir!
İşte bu tipler…
Hani zır cahil, ya da kara cahil…
Denilir ya!
İşte…
Kara cahil…
Cahil derken…
Bir insan, bilmez…
Bir konuya vakıf değildir…
Ya da eğitim, kültür adına…
Donanımı yoktur!
Derki…
Ben bu konunun…
Ya da genel anlamda…
Cahilim…
Eyvallah!
Ama bu tipler…
İsmail Üsküplü adlı kullanıcı…
Kara cahil…
Çünkü…
Bilmediğini de bilmiyor!
Bu kara cahillerden…
Yüz çevireceksiniz…
Muhatap olmayacaksınız!
Adamla muhatap olmuyorsun!
Ama duramıyor!
Senin sayfana yorum yazıyor!
Hadsizlik ediyor!
Adam olsa…
Kendi sayfasından…
Dilediğini yazsın!
Ama insanlıktan nasip almamış ki…
Çok uzadı farkındayım ama…
Şunları yazmazsam…
Yazı eksik kalır!
Sevgili dostlar…
Bu Üsküplü İsmail adlı kullanıcı…
Gerçek adı…
İsmail Koyuncu…
Her neyse…
Bu şahıs…
Satılık horoz, gezen tavuk yumurtası bulunur!
Başlıklı yazımın altına…
Bana şunları yazmış!
Sen nasıl bir gazetecisin ki benim yorumumu siliyorsun korkuyor musun, milletin gerçekleri öğrenmesinden sen var ya gazeteci kılığı altında Müslümanları birbirine düşürmek için fitneye sebep olansın
Sevgili dostlar…
Bu ifadeler o kadar alçakça ki…
Zırtopuz dinsiz dahi…
Bana yazmaz bunları!
Sözde bu adam, beni tanıyor, arkadaşım!
Ahlaksızlığa bak ki…
Evvela…
Bu yazıyı okumamış!
Şu yazdığı yorumun yazısını okumamış!
Çünkü…
Bu yazı farklı bir yazı!
Oysa bu densiz, bir önceki yazıma…
Yorum yapmıştı!
Hakaret yok diye…
Silmedim de…
Sildirmedim de…
Hala da duruyor o yorumu!
Bu cahil adam…
Kendisini imam diye…
Yutturmuş millete…
Diyanetle zerre alakası yok!
Korsan, çakma imam…
Ama bana akıl verecek kadar da…
Cahil!
Öyle cahil ki…
Hedefe öyle kilitlenmiş ki…
Hangi yazıya yorum yaptığını dahi…
Bilemeyecek kadar…
İdraksiz!
Ya İsmail, senin eğitim ne?
Kültürün ne ki…
Millete gerçekleri anlatacaksın!
Sen ancak…
İftiracı olursun…
Sadece müfterisin…
Sevgili dostlar…
Bakınız yorum yaptığı…
Bana sildin diye ahkam kestiği…
Yukarıda yazdıkları var ya…
Onları yazma nedeni olan…
İşte burada!
GÖZÜNÜZ AYDIN başlıklı yazım…
Bu yazının altına…
Bu İsmail Koyuncu…
Yorum yapmış!
Silmedim hala duruyor!
Aynen şunları yazmış!
Cami dernekleri caminin tadilatı ve tamiratıyla uğraşır imamın görevi ile değil imamın bağlı bulunduğu kurum diyanettir müftülüktür dernekler imama karışamaz hüküm veremez emir veremez halka kimse zorla cami yaptırmıyor halk ihtiyaç görürse camisini yapar ve camiyi diyanete devreder ve diyanet kadrosundan imam atamasını ister imam diyanetin memurudur derneğin değil bazı dernekler imamı kedilerinin isteğine göre imamlık yapmasını istiyor imam devletin memurudur 652 ye tabidir ve diyanetin kanunlarına göre hareket eder imam Cemaate uymaz cemaat imama uyar ne diyoruz uydum hazır olan imama Veysel Karani cami cemaati o derneğin yönetimini değiştirsin!
Dedim ya…
Silmemişim…
Ama bana rahat rahat iftira atıyor!
Hangi yazının altına yorum yaptığından…
Bihaber…
Yazıyor ama…
Niye…
Bilmiyor!
İslam, bunun gibilere kalmış!
Bunlar millete namaz kıldırıyor!
Camide, devletten ballı maaşı alacaksın…
Günde 5 vakit namaz kıldırmak için…
Üstüne sana lojmanda verecek bu dernekler…
Orada oturacaksın…
Üstüne kümes yaparak…
Tavuk besleyip, yumurta satacaksın!
Belli ki…
Bu İsmail Koyuncu’nun da…
O yumurtalardan…
Yemişliği, beklentisi var!
Yoksa böyle rezaleti…
Niye savunsun ki…
Artık kim dine zarar veriyor!
Kim İslam’ı kullanıyor…
Bu millet öğrenmiş oldu!
Takdir sizlerin, vatandaşların!
Vicdan sahipleri…
Neyin ne olduğunu görüyor!
Bu bana attığı iftira yetmezmiş gibi…
Bakınız…
Hz. Muhammed’e de…
İftira atıyor!
İsmail Koyuncu…
Bakınız ne yazmış!
Camiye giden her insan sanki sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi olayı anlatmışsın unutmaki şeytanda camiye gider ve şeytanın adamları da sen kaç vakit camiye cemaate gidiyorsun ki böyle peşin hüküm veriyorsun kişiye uzaklaştırma verilmiş camiye gidemezmiş fitneye sebep olana az bile sen ne biliyorsun imamların ne yaşadığını adamın sözü karısına geçmez camide imama emir veren dangalaklar var sanki imam onun uşağı para toplama konusuna gelince dernek 5 kişiden oluşan yönetimi vardır her hafta yardım adı altında para toplandığında para cami derneği en az dört kişi toplanan parayı sayarlar ve tutanak tutulur bir tutanak camide kalır biride müftülüğe verilir gelelim imam tavuk bakarmış imam efendi tavukta bakar horozda size ne imamlar papaz değil ve durmadan peygamber efendimize vurgu yapıyorsun bilmiyorsan öğren peygamber efendimiz de ticaret yapıyordu şahsa uzaklaştırma verilmiş adam karısına yanlış yaparsa uzaklaştırma verilir evine bile giremez ne olmuş adaletin kestiği parmak acımaz herkes haddini bilecek vesselâm
Bu adamın kimliği bu işte…
Bu yazıyı silmedim…
Doğrudan hakaret, kötü bir şey yok!
Ama üslubunun rezaletini…
Okuyanlar görsün diye…
Silmedim!
Dedim ya hala duruyor!
Cahil ama kara cahil!
Herkes görsün, bilsin diye…
Yazdıklarını da buraya koydum!
Korsan imam, çakma imam…
Bir gün diyanette çalışmamış!
Amma ve lakin…
Bu adam millete namaz kıldırıyor!
Memleketin hali böyle işte!
Bana iftira attı…
Zerre inancı varsa…
Bir gün iftirasının…
Karşılığını bulur!
Bakınız…
Hz. Muhammed’in maaşı mı vardı sevgili dostlar!
Ticaret yapıyordu diye…
Hz. Muhammed’i…
Bu İsmail Koyuncu denilen andaval…
Yumurtacı imamla aynı kefeye koymuş!
Daha diyeyim ki…
Sevgili dostlar….
Alıntıların imlalarını filan…
Düzeltemedim!
Uzun bir yazı oldu!
Kusura bakmayın!
Zaten sosyal medya yazıları!
Oradan okumuş gibi sayın!
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla!





