Bugün…
Çerkezköy sokaklarında…
Hüseyin Bahar ile birlikteydik!
Klasik bir saha ziyareti değildi bu!
Her yere gitmem…
Bir nabız yoklayım istedim!
İşte bu benim adıma…
Sahanın nabzının yoklanması…
Ya da toplumsal röntgen çekimi…
Diyebiliriz!
Halk Pazarı’ndaki esnaf ziyareti…
Vardı önce…
Sonra diğer esnaf…
Tek tek gezdi Hüseyin Bahar…
Dükkân dükkân gezdik!
Selam verdik, çay içtik, dert dinledik!
Kimi umutluydu, kimi heyecanlı…
Kimi de…
Abi artık değişsin bu işler…
Aşamasını çoktan geçmişti…
Sahada bugün…
Bir gerçek vardı ki…
Esnaf konuşuyor, ama…
Daha önemlisi dostlar…
Dinlenmek istiyor!
Hüseyin Bahar’ın ziyaretlerinde…
Dikkatimi çeken ilk şey…
Ezber cümlelerden uzak durmasıydı!
Ne büyük vaat listeleri…
Ne içi boş sloganlar…
Ama tek bir slogan…
Sanki her yerdeydi…
Demiş ya…
Esnafa Bahar Erken Gelecek!
Sanki esnaf baharı erken bekliyordu!
Gelelim işin en kritik noktasına…
Cumartesi günü…
Yani bir gün sonra…
Çerkezköy Esnaf ve Sanatkârlar Odası…
Seçimi var!
Kulağa güzel geliyor ama…
Bizde bir söz var!
Şeytan ayrıntıda yatar!
Aynen öyle de…
Detaylarda şeytan gizli!
Seçim saat 13.00’te başlıyor.
Yani esnafın en yoğun olduğu saatlerde!
Şimdi soralım…
Çerkezköy ve Kapaklı’da…
5 bin civarı esnaf var!
Bu esnaf, 13.00 ile 17.00 arasında…
Dükkânı kapatıp nasıl oy kullansın?
Nasrettin Hoca yaşasaydı…
İhtimal, şöyle derdi:
“Bu saatte seçim koyan…
Ya esnafı hiç tanımıyor…
Ya da çok iyi tanıyor.”
Bu yönetim…
Peki ne yapmaya çalışıyor!
Katılımın düşük olması neredeyse…
Matematiksel bir gerçek!
Geçmiş seçimlerde…
Yüksek katılım olmasına rağmen…
Bin 300 civarı oy kullanılmış!
Bu kez şartlar daha zor!
Tahminim net…
Bin civarı bir katılım olur!
Hadi…
Son dört yılda…
Yeni esnaf katılımını say…
Vs…
Yine son seçim kadar olur!
Esnafın yarıdan fazlası…
Oy kullanamayacak…
Oy kullanımını artırmak…
Mevcut yönetimin göreviyken…
Daha ne kadar az kişi gelir!
Adeta onu düşünmüşler…
Helal olsun yani…
Hep numara, hep numara…
Ben Hüseyin Bahar’ı tebrik ediyorum!
Sade, katıksız bir şekilde…
Derviş misali…
Seçime hazırlandı…
Şurada bir gün var!
Yukarıda saydıklarımın…
En ironik tarafı ise…
Şu ki…
Düşük katılım…
Ççoğu zaman…
Değişimin habercisi olur!
Çünkü…
Sandığa gidenler…
Ya çok memnundur…
Ya da çok rahatsız!
Bugün…
Sahada gördüğüm tablo şuydu…
Sessiz ama…
Kararlı bir değişim isteği var!
Yeşil Liste adayı Hüseyin Bahar…
Tam da…
Bu sessiz çoğunluğun…
Adayı gibi duruyor!
Ne bağırıyor ne çağırıyor…
Dedim ya…
Derviş gibi…
Tam aksi…
Daha çok dinliyor, not alıyor...
Esnafın gözüne bakarak konuşuyor!
Bu, sandıkta karşılığı olan…
Bir davranış biçimi…
Son olarak…
Esnaf değişim diyerek gelip…
Sonra bir anda…
İstikrar diyeni istemiyor!
Neyin istikrarı diye sorarlar adama?
Cumartesi günü…
Sandıktan ne çıkar bilinmez…
Ama bugünkü gözlemlerimle…
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim!
Rüzgâr Yeşil Liste’den yana esiyor!
Ve evet…
Son bir gün kala…
Esnafa bahar, takvimden önce gelebilir!
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla…





