Memlekette…
Bazı değirmenler var ki…
Ne kuraklık dinliyorlar ne kriz!
Elektrik kesiliyor…
Su kesiliyor, umut kesiliyor…
Amma ve lakin…
O değirmen…!
Bir şekilde…
Ama bir şekilde…
Dönmeye devam ediyor!
İşte bu değirmenin…
Gürültüsü de…
Bazen ihale salonlarından…
Bazen ekran başlarından…
Geliyor!
İnsan ister istemez soruyor!
Bu değirmenin suyu nereden?
Resmî anlatı…
Sade…
Başarı…
Vizyon…
Yerli ve millî girişimcilik…
Vs…
PowerPoint sunumlarında…
Pırıl pırıl akan…
Bir dere var sanki!
Oysa kazın ayağı öyle değil…
Sahaya indiğinizde…
O dereyi besleyen…
Kollardan bazılarının…
Haritalarda…
Görünmediğini…
Fark ediyorsunuz!
Niçin acaba?
Kimisi kurumuş derelerin…
Yatağını kullanıyor…
Kimisi de…
Başkasının tarlasından…
Gizlice su çekiyor!
Asıl mesele…
Suyun çokluğu değil…
Sürekliliği…
Her fırtınadan sonra…
Aynı değirmenin…
Yeniden hızlanması…
Her dalgalanmada…
Aynı teknelerin batmaması!
Piyasa dediğimiz şey…
Biraz da…
Adalet duygusuyla çalışır!
Rekabet varsa, risk de vardır!
Ama bizde…
Risk…
Tuhaf biçimde…
Tek taraflıdır!
Bazıları için ölümcül…
Bazıları için ise…
Yalnızca bir sunum slaytı!
Devlet destekli ile…
Devlete yaslı…
Arasındaki çizgi de…
Tam burada bulanıklaşır!
Teşvik başka şeydir…
Tahsis başka!
Kamu yararı adına…
Verilen destek…
Belli isimler etrafında…
Sürekli yoğunlaşıyorsa…
Artık orada değirmenin…
Çarkı değil, musluğu…
Tartışmamız lazım!
Bir de…
Emanet var ki….
Geleceğim…
Çünkü…
Suyun yolu, niyetin aynasıdır!
Geçen haftanın…
Gizemli Patron’u…
Aslında…
Bugün daha az gizemlidir!
Onu…
Görünmez kılan şey…
Karanlık değil, alışkanlıktır!
Aynı soyadlarının…
Aynı şirketlerin…
Aynı vakıfların…
Etrafında dönen…
Bir ekosistem…
Zamanla normalleşir!
Soru sormak ayıp…
Sorgulamak nankörlük sayılır!
Oysa…
Benim işim…
Normalleşmiş…
Tuhaflıkları…
Gözler önüne sermek!
İşini bilen diye bir şey yok!
Namuslu…
Ve dahi…
Namussuzlar var!
Değirmenin gürültüsü…
Bazen öyle ayarlanır ki…
Başka değirmenlerin…
Sesi duyulmaz olur!
Hepsi aynı su şebekesine bağlıysa…
Susuz kalan yalnızca gerçekler olur!
Bu su…
TESKİ’nin suyu değil!
Sakın karıştırmayın, emi!
Bu arada…
Parantez açayım burada…
Meselemiz…
Başarılı iş insanı…
Düşmanlığı değil!
Kim üretmişse…
Kim istihdam etmişse…
Elbette…
Ve tabii ki…
Başımızın üstünde yeri var!
Ama başarı hikâyesi anlatırken…
Dipnotlarını da okumak zorundayız!
O hikâyede…
Kamu malı…
Bedeli…
Varsa…
Ne yapacağız yani…
Sonuçta…
Değirmen dönüyor olabilir!
Un da çıkıyor olabilir!
Ama…
Suyun nereden geldiğini…
Konuşmazsak…
Yarın susuz kaldığımızda…
Şaşırmayalım!
Çünkü…
Adaletle beslenmeyen…
Her çark…
Eninde sonunda…
Gürültüsünden yakayı...
Ele verir!
Sorumuz basit…
Amma ve lakin…
Cevabı zor!
Bu değirmenin suyu nereden?
Ve daha önemlisi, elbette…
Kimin payına…
Ne kadar düşüyor?
Geçen hafta…
Aynı gün…
Patronu sordum!
Bugün suyu….
Değirmenin suyunu…
Yarın…
Belki de…
Değirmenin…
Kendisini konuşuruz!
Çünkü bazen sorun…
Çarkı çevirende değil de…
Çarkın kurulma biçimindedir!
Bizde…
Bakacağız…
Çark, nasıl kurulmuş!
Kim kurmuş?
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla…





