Abdulhamit ALBEZ


ÇERKEZKÖY’DE UMUDU CEBİNDE TAŞIYAN BAŞKAN!

KARA KUTU


Aslında epeydir yazayım dediğim…

Amma ve lakin…

Seçimdir, şudur budur…

Yumurtacı imam derken…

Uzadı!

Hatırlayın ilk hamlesini…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı…

Atatürk Anıtı’na…

Çelenk koymayan…

AK Parti ve MHP’ye yönelik çıkışı…

İlk adım olmuştu…

Zaten…

Hemen öncesi…

Göreve gelmişti…

CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Sedat Çolak’dan…

Bahsediyorum!

Umudu cebinde taşıyan adam…

Başkan işte…

Siyasetin ağır havasını dağıtan…

Eskilerin ifadesiyle…

Nüktedan dili…

Çalışkanlığı…

Ve dahi…

Kendinden emin duruşuyla…

Dikkat çekiyor!

İlçe siyasetinde…

Olur mu? denilen işlere…

Adeta…

Neden olmasın? Diye...

Başlayan bir profil çiziyor!

Ki…

Sıra dışı…

Sıra dışılık…

Her zaman iyidir!

 

Siyaset genelde ciddidir!

Hatta bazen o kadar ciddidir ki…

İnsan bazen…

Gülmeyi arar…

Sedat Çolak…

İşte tam bu noktada…

Devreye giriyor!

İkisinin ortası…

Rolüne bürünüyor!

Gülümsetiyor…

Gerginlik yok…

Rahatlatıyor…

Dedim ya…

Ortayı bulmuş!

 

Gündemi biraz değiştireyim istedim!

Hem de…

Müdavimlerim bilir!

Sözüm vardı…

Sedat Çolak yazısı yazacağım…

Demiştim!

 

Sedat Çolak’ı ilçe binasında görüyorsunuz…

Amma ve lakin…

Sahada da…

Görüyorsunuz!

Ne içerde…

Ne dışarda…

Kararı neyse…

İyi gidiyor şimdilik…

O çıkışlarını da…

Destekledim yani…

İlçe Başkanı dediğinde…

Azıcık kendini hissettirecek yahu!

Çerkezköy’de…

Siyaset…

Belirli zamanlara…

Münhasır olmamalı…

Her gün…

Fikir serdedebilen…

İlçe başkanları olsun artık!

Sedat Çolak…

İşte buna yakın bir ilçe başkanı…

Gibi girdi sahaya…

Umarım devam eder!

 

Genç, heyecanlı, özgüven var!

Süreklilik, takip ve sonuç alma çabası…

Öyle kaygılı da değil…

Beğenilme kaygısı da yok!

Rahatlık dedim ya…

Siyasette özgüven ince bir çizgidir!

Bunca yıl gördüğüm…

Okuduğum siyasette…

Bir adım sonrası kibir!

Bir adım öncesi tereddüt!

Sedat Çolak bu çizgide…

Dengede yürüyenlerden…

İmajı verdi, ilk günlerinde…

Dedim ya…

Umarım aynen devam eder!

Söylediğinin arkasında durur…

Karar alırken çekingen davranmaz…

Birilerinin gölgesinde…

Kalmaz ise…

İradesiyle kararlarını verirse…

Daha iyi bir gelecek…

Siyaset…

Onun için açık!

Çerkezköy’de CHP’nin…

Sadece bugünkü oyunu değil…

Yarınki umudunu da büyütme…

Görevi…

Sedat Çolak’da…

Gençlere alan açan…

Kadınların sözünü öne çıkaran…

Örgütü diri tutan bir çizgi…

Sedat Çolak’ın ellerinde…

 

***

Sevgili dostlar…

Yazdığım hiçbir şeyi unutmam…

Elbette…

Aynı cümleler…

Kelimelerle…

Zor…

Hafız olsanız…

Zor!

Amma ve lakin…

Manalar, anlamlar…

Dedim ya…

Yazdıklarım hep aklımdadır!

3 sene kadar önceydi…

Bizim fotojenik…

AK Parti İlçe Başkanı idi…

Fotojenik kim hatırladınız mı?

Kamil Çetintaş adlı…

Bir Çerkezköy vatandaşı…

İşte…

O dönemler yazmıştım…

Demiştim ki…

Bugünlerin kıymetini iyi bil…

O makam elinden gidince…

Çünkü ben bahşetmiştim…

O makamı, ona…

Siz ne demek istediğimi…

Anladınız!

Demiş ki…

Sebep olan işleyen gibidir!

Ben de…

Bunun koltuğa oturmasına…

Sebep olmuştum, anlayacağınız!

İşte neyse…

Koltuğa oturmasını geçelim…

Ben o tarihlerde…

Demiştim ki…

O koltuk gidince…

Eski günlerini de arayacaksın!

Seni…

Zümbüller’in Kahveye bile almayacaklar…

Böyle bir yazı yazmıştım…

Ya da bu minval üzerine…

Dedim ya müdavimlerim bilir!

Aynen öylede…

Şimdilerde…

Zümbüller’in Kahve’de dahi…

Kimse yüzüne bakmıyor!

Geçenlerde…

Bir dost…

Dedi ki…

Ya senin fotojenik var ya…

Eee  dedim…

Zümbüllerin kahvede gördüm!

Eeee dedim…

Tek başına oturuyordu!

Fotoğrafını çekecektim…

Yalnız oturduğunun…

Sana atmak için…

Eee dedim…

Dedi ki…

Acıdım, sonra vazgeçtim…

Sen şimdi…

Gözünün yaşına bakmaz…

Yazarsın…

Adam yalnız kalmış, iyice rezil olur!

Vicdan yaptım!

O yüzden atmadım…

Güldüm geçtim bende…

Ne diyeyim…

Ben de o kadar vicdansız değilim…

Amma ve lakin…

Hak edenin de…

Hak ettiğini…

Görmesi taraftarıyım!

 

Sonuç itibariyle…

Benim dediklerim…

Bir bir vuku buluyor!

Hayat bu dostlar…

Tecrübeyle sabit…

Makamlar, mevkiler, para, şan, şöhret…

Gidince…

Adamın yüzüne…

Kardeşi bile bakmıyor!

Anladınız siz…

Hadi kalın sağlıcakla…

Bugünlük de…

Bu kadar…