NALAN TUFAN


ÇERKEZKÖY’DE EKONOMİNİN VİTRİNLERE YANSIYAN YÜZÜ

RELAX


Ekonomi çoğu zaman rakamlarla anlatılır; enflasyon oranları, faiz kararları, büyüme verileri…
Oysa gerçek tabloyu görmek isteyenler için en doğru adres istatistik tabloları değil, Çerkezköy çarşısının kaldırımlarıdır.

Bugün Çerkezköy’de alışveriş yapmak, sadece bir ihtiyaç giderme meselesi değil; aynı zamanda ekonominin nabzını tutmaktır. Eskiden hafta sonları dolup taşan mağazalar, şimdi “bakan var, alan yok” cümlesinin gölgesinde gün geçiriyor.

Çerkezköy’de esnafın ortak tespiti şu: Ürün var, çeşit var, indirim var…
Ama harcama cesareti yok.

Vatandaş artık etiketlere sadece fiyat gözüyle bakmıyor; “Bu ay bunu alırsam, ay sonunu çıkarabilir miyim?” hesabını yapıyor. Alışveriş listeleri kısaldı, tercihler değişti. Kalite değil, fiyat; marka değil, ihtiyaç konuşuluyor.

Marketler, kasaplar, fırınlar hâlâ hareketli. Çünkü temel ihtiyaç ertelenmiyor.Ama giyim, elektronik, ev eşyası gibi sektörlerde tablo daha sessiz. Bir mont almanın, bir telefon yenilemenin, hatta ev için küçük bir eşya almanın bile “iki kere düşünülür” hale gelmesi, ekonominin günlük hayata nasıl yansıdığını açıkça gösteriyor.

Çerkezköy esnafı sadece satış yapmaya değil, ayakta kalmaya çalışıyor. Kira, elektrik, personel giderleri artarken; satışlar aynı oranda yükselmiyor. Bu da esnafı ya kampanyaya zorluyor ya da kârından fedakârlık etmeye. Birçok esnafın dilinde benzer bir cümle var: “Eskiden siftah yapmadan dükkân kapatmak nadirdi, şimdi sıradanlaştı.”

Bu tabloyu sadece esnafın sorunu gibi görmek hata olur. Çünkü tüketici de esnaf da aynı ekonomik iklimin içinde.
Biri harcamaktan çekiniyor, diğeri satamamaktan yakınıyor. Çerkezköy’de alışveriş artık bir refah göstergesi değil, ekonomik dayanıklılık testi haline geldi.

Ekonominin gerçek fotoğrafını görmek isteyenler için adres belli: Çerkezköy çarşısı, semt pazarları, mahalle esnafı…Rakamlar ne söylerse söylesin, alışveriş poşetleri hafifse, vitrinlere bakıp geçiliyorsa, ekonomi zaten konuşuyordur. Ve Çerkezköy’de bugün ekonomi, daha az alan, daha çok düşünen bir şehir olarak kendini anlatıyor.