Son dönemlerde dikkat çeken bir durum…
Camilerde dikkat çeken bir değişim var!
Vaazların, hutbelerin arasına sıkışan…
Umre duyuruları…
Mihraptan çok broşürlerin konuştuğu anlar…
Yanlış anlamayın…
Bu sadece benim dikkatimi…
Çeken bir durum değil!
Evet…
Benim dikkatimi çekmişti ama…
Bu yazı…
Geçenlerde…
Artık…
Cami ehlinin de…
Rahatsız olduğu…
Bir durumun…
Bana nakledilmesiyle…
Kaleme alındı!
İbadet etmek için girilen mekânların…
Adeta umre satış noktalarına…
Dönüşmesi…
Ciddi bir sorgulamayı da…
Beraberinde getiriyor!
Sayın din görevlilerinin…
Ne kadar para göz olduğunu…
Para peşinde olduğunu…
Görmek zor değil…
Yumurta satanı…
AVM kuranı…
Emlakçılık yapanları…
Sayda say…
Bir de tabii…
Umre ticareti yapanlar…
Umreye gidenlere…
Bu imamlar da…
Mihmandar oluyor ya…
Bu hesaptan…
Satışlarda imamlar üzerinden…
Özel şirketler…
Cemaate imamlar üzerinden…
Rahatlıkla ulaşıyor!
Elbette umre kutsal bir ibadet!
Buna kimsenin itirazı yok!
Ancak tartışılması gereken nokta…
Bu ibadetin kimler aracılığıyla…
Nerede ve nasıl pazarlanır hale geldiği…
Devletten maaş alan imamların…
Kimi…
Ki örnekleri de var!
Görev yaptıkları camilerde…
Kendi işini dahi…
Bu kadar hassas yapmazken…
Özel tur şirketlerinin…
Adeta temsilcisi gibi davranması…
İster istemez…
Bu işin sınırı nerede başlıyor…
Nerede bitiyor?
Sorusunu akıllara getiriyor!
Bir imamın görevi…
Cemaatine rehberlik etmektir!
İbadeti anlatmak…
Ahlâkı hatırlatmak…
Toplumu bir arada tutmaktır!
Hele ahlak…
Çok önemli…
İbadet insana…
Ahlak kazandırıyorsa…
Anlamını bulmuştur…
Yoksa…
İstatistiki değerden…
Öteye geçmez!
Dedim ya…
Cami kürsüsünden…
Belirli şirketlerin…
Umre turlarının anlatılması…
Cami duvarlarına asılması…
Fiyatların konuşulması…
İnşallahlar…
Maşalllahlar…
Eşliğinde…
Kayıt alınması…
Bu noktada…
Kamu görevi ile ticari faaliyet…
Arasındaki çizgi bulanıklaşıyor!
Kayboluyor…
Daha da önemlisi…
Bu faaliyetler imamların…
Resmî mesai saatleri içinde…
Kamuya ait mekânlarda yapılıyor!
Maaşı devletten alan bir din görevlisinin…
Özel şirketlerle iç içe geçmiş…
Bu süreçte…
Nerede durduğu…
Ciddi bir etik tartışma konusu...
Etik…
Yani ahlak…
Yukarıda dedim ya…
Her gün ibadet eden imam…
İşte…
Ahlak konusunda…
Sınıfta kaldı demek!
Anlaşılıyor değil mi dediklerim!
Devam edeyim…
Umreye gitmek isteyen vatandaş…
Zaten yolunu biliyor!
Acenteler…
Diyanet organizasyonları, özel şirketler…
Seçenek çok!
Peki caminin bu zincirdeki yeri ne?
Caminin görevi…
İnsanları ibadete çağırmak mı?
Yoksa paket program tanıtmak mı?
Cami, ticaretin değil…
Tevazunun…
Eşitliğin ve maneviyatın mekânıdır!
Bunu…
Benden, bizden daha iyi…
İmamların, din görevlilerinin…
Bilmesi beklenmez mi?
Parası olanla olmayanın…
Yan yana saf tuttuğu yerdir!
Orada fiyat konuşulmaz…
Kampanya yapılmaz...
Yapıldığında ise caminin ruhu zedelenir!
Yapanlar da…
İbadeti değil ama…
Ahlakı kaybedenlerdir!
Asıl tehlike…
Umrenin kendisinden değil…
Dinin…
Ticari bir araç haline getirilmesinden kaynaklanıyor.
Bugün umre, yarın başka bir ibadet…
Bu kapı bir kez aralandığında…
Dini değerlerin…
Piyasa şartlarına göre…
Şekillenmesi kaçınılmaz hale gelir!
Bu yüzden…
Mesele birkaç broşür…
Ya da birkaç tur organizasyonu değil!
Kamu vicdanı, etik sınırlar…
Ve caminin kutsallığı meselesidir!
Ki…
Ben uzun zamandır gözlerlerken…
Cemaat şimdilerde olayın vahametine kapılmış…
Ki…
Bu durumu bana aktarıyor…
Son olarak…
Sayın imamlar maaş alırken…
Umreye mihmahdarlık yapıyor…
Ve maaş iki katına çıkıyor!
Madem umreye…
Bu kadar hevesliler…
Umre’de müşterilerle…
Oldukları sürece…
Maaşları da kesilsin…
Maaş almasınlar!
Ya da…
Bu ticaretten…
Vazgeçsinler!
Nihayetinde arkadaşlar…
İnanlar şu soruyu….
Sormaya başlayacak, başladı…
Camiye girerken seccade mi aramalıyız…
Yoksa kayıt masası mı?
Bilmem anlatabildim mi?
Bugün yazıyı bitirmeden…
Bir şey soracağım…
Yarın ki yazımın konusu…
Bugün yetişmediği için…
Yarın yazacağım…
Bir iki konunun soncunu…
Bekliyorum da…
O yüzden yazmadım…
Ama unsurlarından….
Küçük bir kısmını….
Soracağım…
112 hattı…
Jandarma, polis, itfaiye ve Ambulans..
Hizmetleri bağlı…
Tek hatta indirgendi…
Eskiden kurumların ayrıydı…
112 de sadece…
Acil ambulans hizmetiydi…
Dedim ya şimdi birleşti!
Sevgili dostlar…
Arıyorsunuz 112’yi…
Bir hanımefendi çıkıyor…
Ya da beyefendi…
Haliyle…
Diyorsunuz ki…
Bana jandarmayı…
Polisi…
Ya da itfaiye…
Ya da ambulans…
Bağlar mısınız?
Oradaki hanımefendi…
Belirttiğiniz kurumu…
Bağlamak yerine…
Niye aradığınızı size soruyor!
Sana ne kardeşim?
Niye arıyorum!
Derdim var!
Böyle rezalet var mı?
Kim öğretmiş bu arkadaşlara…
Bu soruyu…
Merak ettim!
Niye aradığınızı söylüyorsunuz…
Sonra sizi…
Polise bağlıyor!
Bu kez…
Polise derdinizi anlatıyorsunuz!
Çözüm poliste…
Peki bu arkadaş niye soruyor?
Adam kalp krizi geçirmiş diyelim…
Arıyorsunuz…
Bu arkadaşa niye aradığınızı…
Söylemeseniz…
Sizi bağlamıyor!
Bir de yüzünüze kapatıyor!
Sayın…
İl Sağlık Müdürümüz…
Bundan haberin var mı?
Yarın bu konuyu…
Yazacağım işte…
Bugünlük de bu kadar…
Kalın Sağlıcakla…





