Abdulhamit ALBEZ


NASIL VALİ OLDUM!


Dün...

Müjgan Serkan Karagöz Özel Eğitim ve Uygulama Merkezi`nde...

Öğrencilerin...

Bıldırcın üretimi projesinin meyve günüydü!

Bıldırcınlar, doğaya salınacak...

Program düzenlemişler...

Vali Bey`i de davet etmişler...

Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım eşi Güllühan Hanım ile gelmişti...

Tüm protokol...

Çerkezköy Kaymakamı Atilla Selami Abban ve eşi...

Emniyet, jandarma, eğitim...

Tüm müdürler...

Devlet hastanesi başhekimi...

Herkes orada!

Vali Bey`in eğitime özel ilgisi var, böyle durumları kaçırmıyor...

Hayırseverler Serkan bey, Müjgan hanım heyecanlı!

Öğretmenler, heyecanlı...

Hayırsever deyince...

Elbette unutmuyoruz!

Seval Ahmet Çetin Fen Lisesi`nin başarılarını...

Tabii ki Ahmet Çetin de orada...

Neyse...

Uzatmayayım!

Bıldırcın projesi öncesinde....

Vali Bey...

Yine Serkan-Müjgan Karagöz çiftinin evlerinden dönüştürülen okula geldi!

Biliyorsunuz...

Kendi oturdukları tripleks evlerini eğitime bağışlamışlardı!

Müjgan Serkan Karagöz Anaokulu...

İşte...

Ben de oraya gittim!

Aslında program epey yüklü, bir okul açılışı daha var!

Çerkezköy`ün maşallahı var!

Hayırseveri çok!

Kaymakam Atilla Selami Abban ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Gümüş bu işi iyi kotardılar!

Neredeyse, herkese bir okul yaptıracaklar!!!

Dedim ya...

Anaokuluna gittim...

Biraz erken gitmiştim, Serkan Bey sana okulu gezdireyim dedi!

Olur...

Üç kat, her katta iki sınıf bulunuyor!

Cıvıl cıvıl...

Minik öğrenciler, öğretmenleriyle hayli keyifli...

Serkan Bey, sınıfları gösterecek...

Kapıyı bir açtı, pir açtı!

Minikler ayakta...

Önceden hazırlanmışlar...

Vali Bey geliyor ya...

Karşılama yapacaklar...

Kapı açılır açılmaz...

Minikler hep bir ağızdan...

Hoş geldiniz sayın valimiz!!!

İşte böylece ben de vali oldum!

Elbette....

Minikler,  benim vali olmadığımı sonradan anladı!

Amma ve lakin!

Benim anlatmak istediğim başka!

 

Bütün bunları...

Nasıl vali olduğumu anlatmak için yazmadım!

Asıl anlatmak istediğim...

Her şeyin bir kaynama noktası vardır!

Mesela...

Sütün farklı, suyun farklı, demirin farklıdır!

Ateşin altına koyun sütü mesela...

Epeyce bir süre hiç hareket göremezsiniz...

5-10 dakika geçer...

Tık yok!

Sonra bir bakarsınız bir dakikada tencere taşmış!

O süt bir dakikada kaynamıştır, 10 dakikadır!

Bir Çin atasözü var...

Önünüzdeki 1 yılı düşünüyorsanız, pirinç yetiştirin!

Yirmi yılı düşünüyorsanız, ağaç yetiştirin!

Yüzyılları düşünüyorsanız, eğitime yatırım yapın insan yetiştirin!

Yine...

Çinlilerin yetiştirdiği bambu ağacının bir yetiştirme usulü varmış...

Bu bambu ağacının tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenirmiş...

Bir yıl geçer aradan, tohumda hiç bir değişiklik göremezmişsiniz!

2. yıl yeniden gübrelenir ve sulanır, yine bir değişiklik olmazmış!

Üçüncü ve dördüncü yıllarda da, tekrar bambu ağacının tohumu gübrelenir ve sulanır...

Ancak, yine filiz vermez!

Beşinci yıl, tekrar sulanır ve gübrelenir.

Ancak...

Yine...

Yok!

Bu 5`inci yılda da filiz vermeyen tohum...

Sonrasında....

Filiz verirmiş!

Su ve gübre vermeye de devam edilirmiş...

Altı hafta gibi kısa bir sürede...

Yaklaşık 27 metre boyuna ulaşırmış bu ağaç!

Düşünsenize 27 metreye, 6 haftada ulaşıyor!

Ama ilk 5 yıl filiz vermiyor!

Demem o ki...

Serkan Bey ile Müjgan Hanım öyle bir yatırım yapmış ki...

Yüz yıllara...

Ne diyeyim...

Allah razı olsun!