Bugun...
Bizi izleyin:


SELMA VAZO


Facebookta Paylaş









BİR KARIŞ SUDA ASLA BOĞULMAM!
Tarih: 21-02-2021 12:51:00 Güncelleme: 21-02-2021 17:31:00


Bu hafta köşemizde Türkiye Sakatlar Derneği Çerkezköy Şube Başkanı Gülnur Kocaçınar’ı konuk ettik. Pozitif enerjisi ile gönülleri fetheden, çalışkanlığı, azmi ve duruşu ile tanıyanların kendisine hayran kaldığı Çerkezköy’ün kırmızı saçlı kadını, iş insanı, Gülnur Kocaçınar’ın iş yerine misafir olduk. Misafirperverliğinden dolayı Gülnur Hanım'a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Biz söyleşi yaparken keyif aldık. Umarım sizlerde okurken aynı keyfi alırsınız.

SİZİ TANIYARAK BAŞLAYALIM RÖPORTAJIMIZA. BİZE KENDİNİZİ KISACA ANLATIR MISINIZ?

Hoş geldiniz diyerek başlayayım. Ben 1967 yılında Silivri’nin Büyük Çavuşlu Köyü'nde doğdum. Öğretmen bir babanın ve aile bütçesine katkı olsun diye dikiş diken annenin dört çocuğundan biriyim. O zamandan beri bu coğrafyada yaşıyorum. Ama aslında anne baba Artvinli. Kök bağlarım Batum Gürcistan’dan. Üç kız bir erkek kardeş olarak huzurlu bir aile ortamında, yokluğun var olduğu ama yokluğun bizlere hissettirilmemeye çalışıldığı bir ailede yetiştim. Kardeşler olarak  birimize çok bağlıyız. Şunu da söylemek isterim aile konusunda şanslı olduğumu hissederim. Sevgi ve saygının hep var olduğu, idealist, koyu Atatürkçü anne babanın kızıyım. 24 yaşına kadar ailemle yaşadım.

EĞİTİM DURUMUNUZ?

İlkokulu ve liseyi Çerkezköy’de okudum.  Kıbrıs’ta özel okullarda elektrik ve elektronik bölümünü birkaç kez kazandım. Maddi şartlardan dolayı gidemedim. Bende Çalışma Bakanlığı'nın özel kurslarına gidip iş güvenliği üzerine sertifikalar aldım. Bundan on yıl öncesine kadar yeterliydi bu sertifikalar. Aldığım sertifikalarla çok özel firmaların iş güvenlik uygulamaları ve eğitimlerini verdim. Sürekli kendimi geliştirmek için eğitimime önem verdim. Sertifika belge almak için sürekli kurslara gittim. İnanın halende gitmeye devam ediyorum. Şu anda sosyoloji okumaya karar verdim.

ÇERKEZKÖY’E GELİŞ HİKAYENİZİ ANLATIR MISINIZ?

Çerkezköy’e geliş hikayem yok. Babamın mesleğinden dolayı biz buralı olduk.  

EŞİNİZLE NASIL TANIŞTINIZ

Eşim benim çocukluk aşkım. Şöyle anlatayım size. Ben 11-12 yaşlarında kendimi tanımaya başladığım dönemde gördüğüm ve etkilendiğim kişidir.  Çavuşlu Köyü'nden Çerkezköy'e hafta sonları ya da yazları kuaföre çalışmaya geldiğim dönemlerde görüşürdük. Ben kararımı vermiştim. Hayatıma kimseyi almadım. Bir gün Ferit’le evleneceğimi biliyordum. Eşimi çok seviyorum. Aileler karşı çıkmıştı ama ben mutlu olacağımı biliyordum. Şu an 53 yaşındayım halen beraberiz mutlu giden bir evliliğim ve kalbi merhamet duygusu yüksek, dünyalar güzeli bir kızımız var.

SİZCE ZOR BİR İNSAN MISINIZ

Ben  bulunduğum ortama göre ya da bulunduğum konuya dahil olarak ya çok kötü ya da çok iyi insanımdır. Zor ya da kolayımdır. Ortası yok. Ya siyahım ya beyazım ama gri yoktur benim hayatımda. Mevcuttaki konunun akışına göre veya bulunduğum ortamına göre değişkenlik gösterir. Şu örnek bu soruya cevap olur sanırım. Ağız-burun savaşırım zoruma gitmez ama küçücük bir sözde göz yaşlarıma hakim olamam. Zorluğum ve kolaylığım dostlarıma ve yaşantıma göre değişkenlik gösterir. Karadeniz kültüründen gelme, deli fırtınanın estiği zamanlarda küçücük rüzgarda üşüyebilen bir kadınımdır. Ama dik durmuşumdur. Okyanusları aşmış 53 yaşına gelmiş bir kadınım. Bir karış suda asla boğulmam.

ASLA YAPMAM DEDİĞİNİZ ŞEYLER VAR MI?

Asla yapmam dediğim her şeyin daha fazlasını yaptım bu hayatta. Asla asla demiyorum artık. Çünkü asla şunu yemem dediğimin müptelası oldum. Büyük olasılıkla her şeyi yaparım. Asla demem.

HANGİ MEVZU AÇILDIĞINDA SIKILIRSINIZ?

Yanımızda olmayan biri hakkında konu açılırsa çok sıkılırım. Yani şu biz burada konuşuyoruz ya konu açılır Ayşe’den Ahmet’ten konuşursanız sizi ikaz ederim. O şu an burada yok, konuşmayalım derim. Çok fazla siyaset konuşmaktan sıkılırım. Benim çok renkli ve karmaşık bir yapım var. Siyasi kimlikleri farklı birçok dostum var. Onlarla siyaset konuşmaktan sıkılırım.

KENDİNİZ DE DEĞİŞTİRMEK İSTEDİĞİNİZ ÖZELLİĞİNİZ VAR MI?

Empati yeteneğimin olmasını hiç istemem. Çok fazla empati yapıyorum. Empati yaptığımda çok canım acıyor. Bir de vicdani duygu yönüm çok yüksek. Bunun zararlarını da görünce, bu özelliğimin değişmesini isterdim. Herkese ve her şeye çok üzülüyorum.

HAYATINIZ BOYUNCA YAŞADIĞINIZ EN HEYECAN VERİCİ TECRÜBE NEDİR?

Bu sorunuzun cevabı annelik. Evlendiğim üçüncü senesinde anne olmuştum. Bu hayattaki en büyük tecrübemdir. Bu dünya da başıma gelen en güzel şey anne olmaktı.

SİZİ NE KIZDIRIR?

Beni yapaylık çok kızdırır. Şöyle olduğundan farklı görünen kişilere tahammülüm yoktur. Kibar değilsinizdir, kibar olmaya çalışıyorsunuz, ya da merhametli değildir merhametliymiş gibi davranır. Bunlara çok kızıyorum. Doğal olmak olduğun gibi davranmak gerekli böyle düşünüyorum.

BAŞARININ SİZDEKİ ANLAMI

Emek. Çünkü kendimi başarılı bulduğum her konuya dönüp baktığımda altında çok fazla emek olduğunu biliyorum. Emeksiz başarı olmaz.

SİZİ GÜÇLÜ KILAN ÖZELLİĞİNİZ NEDİR?

Kendim gibi olmak, doğal içten samimi, net olmak derim. Beni ben yapan insan yanım. Bir de şunu söyleyeyim. Olması gereken, faydalı olmak, destek olmak, yardım etmek gibi normal hepimizin insani görevi olan şeylerin adını iyilik koymuş insanlar. Buna sosyal medyada çok sık denk geliyoruz. Onu yaptım bunu yaptım. Bunlar aslında yapmamız gereken şeylerdir. Bunların yanlış olduğunu düşünüyorum.

İŞİNİZİ KONUŞALIM?

NTC Reklam 1994 yılında yavaş yavaş başladı. 1996 yılında vergi dairesinden kimliğimizi alıp resmi olarak da tam anlamıyla  başladık. Çerkezköy’ün ilk reklam firmasıyız. Hemen akabinde başka açılan  firmalar oldu. Sektörde Trakya bazında tek isim olduk. Trakya bölgesinde güzel ödüller aldık. İşyerimizde doğaya yararlı ürünler kullanıyoruz. Sektörde birçok meslektaşlarımızda görüyoruz, atıklar kimyasal. Bizde  onlar yok. Bir makine kullanıyorsak solvent kullanmıyorum ekosolvent kullanıyorum. Atıklarımı İstanbul’dan firma çağırıyorum üzerine para verip, kendi atığımı geri dönüşüme gönderiyorum. Ama gidin diğer reklamcıların çöp kutularında atıkları durur. Bakın şunu da anlatayım. Zamanında Ticaret Odası ve Belediye gidip biz reklamcıları ve matbaacıları mahalle aralarından alın, bizi sanayinin dışında bir yere koyun. Bizler havayı kirletiyoruz, deyip kendimizi ihbar etmişliğim var.

PANDEMİ DÖNEMİ SİZİN İŞLERİNİZİ NASIL ETKİLEDİ?

Pandemi bizi etkilemedi. Aksine işlerimiz arttı. Aslında biz bunları isteseydik reklam amaçlı kullanabilirdik. Pandeminin ilk ayında Devlet Hastanesi ve özel hastanelere ücretsiz kabinler yaptık. Tüm uyarı etiketlerini resmi kurumlara gönderdik. Çünkü ülke bir krize girmişti bizde sektör olarak ne yapabilirize baktık ama maalesef diğer meslek taşlarımız bunu avantaja çevirdi. Üç liralık levhayı on üç liraya verdi. Biz hepsine ücretsiz yaptık. Vatanımızı seviyoruz bizde üzerimize düşen bu sorumluluğu yerine getirmek için elimizi taşın altına koyduk. Bölgemize bu konuda destek verdik.

NTC REKLAMIN GELMEK İSTEDİĞİ NOKTA

Şu anda zaten olmak istediğimiz yerdeyiz. Fakat şu an kurumsal firmalara yöneldik. Öncesinde levhalar, tabelalar yapıyorduk. Şimdi böyle işler gelince bu işi yapan arkadaşlara paslıyoruz. Biz sadece kurumsal çalışıyoruz. Dünya markası firmaların hem Türkiye hem de yurt dışı işlerini yapıyoruz.

KIRMIZI SAÇLARI KONUŞALIM

Ben 18 yıldır böyleyim. Aslında bu saçlar kartvizitim oldu. İsmimi bilmeyenler kırmızı kafa diye tanırlar. Bunu kendim beğendiğim ve mutlu olduğum için yaptım. Bununla ilgili bir anımı anlatayım. Van’dan bir arkadaşımın tanıdığına iş yapmıştım. Oda teşekkür etme babında bana içinde el oyması kahve fincanı hediye göndermek istemiş. Bana kargo geldi. Kargocu, abla adrese bak, dedi. Adreste şu yazıyordu. Kırmızı saçlı tabelacı kadın Çerkezköy Tekirdağ. Yani kırmızı saç adımın önüne geçti.

UNUTAMADIĞINIZ ANINIZ VARMI?

Geçmişte, anılar çok iç açıcı değil ama kötüde değil. Memur bir ailede yetiştim. Çocukken özenirdik, alamadıklarımız olduğunda. Ama ben babamın mücadelesini hatırladıkça aslında canım acır, öğretmen olmasına rağmen yazları inşaatlarda çalışması, köyde tırpan yapması, canımı yakar geçmişi düşündüğümde.  

TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ ÇERKEZKÖY ŞUBE  BAŞKANISINIZ. DERNEĞİ KONUŞALIM...

Dernektekiler benim çocukluk arkadaşlarım. Dernek kurulduğundan beri aralarındaydım. Sonra gönüllü üye oldum. Dernekte çocukların her zaman yanındayım. Dernek yönetimin lağvedilme durumları oldu. Sonrasında derneğin kapanması gündeme geldi, belediyeye ait binaydı. Bana sen toparla teklifleri gelmişti. Hayrettin Başkan'ın tecrübesi ve emeği çoktu. Benim onun kadar donanımım yoktu. Belediye Başkanımız Vahap Akay rica etti. 'Sen bu görevi alırsan bizde destek oluruz, bu dernek kapanmaz' dedi. Bende kongre yapılmasını istedim, atamayla gelmek istemedim. Seçilmiş kişi olmak istedim. Kongre yapıldı ve sonrasında başkanlık görevine başladım. Pandemi dönemine denk geldiğim için bir çok projem askıda kaldı. Ben, aslında bizim amacımız ve hedefimiz bir ise, gelin beraber çalışalım fikrindeyim diğer dernekteki arkadaşlarla. Bu göreve geldiğimde, çok sert eleştirildim. CHP'nin kalesi dediler. Vahap Akay'ın kayyumu dediler. Hiç üzülmedim. Ben kendimi biliyorum ve bu görevin sorumluluklarının da farkındayım. Bu gönül işi ben buradan maaş almıyorum.

SON OLARAK SÖYLEMEK İSTEDİKLERİNİZ?

Önceki sorunuzda asla yapmam dediğiniz konuyu konuştuk ya, hemcinslerime şunları demek istiyorum. Yapamıyorum diye bir şey yok, mazeretlere sığınmayın. Kendinize inanın, kolaycılığa kaçmadan, üretmek, planlamak, niyet edip araştırmak, başarı getirir. Mutlu sağlıklı güzel günler diliyorum. Özellikle imtiyaz sahibiniz Abdulhamit Bey'i çok seviyorum. İletmenizi istiyorum. Size de bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim. Sizleri seviyorum.



Bu yazı 17787 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • ÇERKEZKÖY
    ÇERKEZKÖY
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ÇEMOBSAN
    ÇEMOBSAN
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI